marw Pazar, Ocak 18


bugün pazar. nazım'ın aksine güneşi göremeden uyandık yine. finaller bitti ya. artık güneş doğarken uyuyup batarken uyanmak bir haftalığına normal bir şeymiş gibi gelecek. bir kaç sınava girmedim bakalım nasıl yapacağız onları. durum kötü. çalışmak lazım falan. ama ben şu üstteki fotoğraftaki yerde olmak istiyorum. "o da nerden çıktı?" ya da "orası neresi?" dersen en ufak bir fikrim bile yok. sadece orda olmak istiyorum. yanımda sigaram olsun, (burda virgül koydum bir şeyler eklemek için ama tıkandım resmen. böyle muhteşem bir yerde sadece sigara istemem de tuhaf)

bu hafta hiç sıkılmadığım kadar sıkıldım (sınavlardan) ve hiç eğlenmediğim kadar eğlendim. (bağıra bağıra şarkı söylemeyi çok özlemişim:) benim için çok güzel geçti aslında. hiçbir final haftası böyle değildi. dördüncü sınıf tribali herhalde (sanki bitecek de artistlik yapıyor burda).


ben tam bu yazıyı yazarken elektrik kesildi. dün gece, daha doğrusu bu sabah uyumadan önce de kesilmişti. bir huzur vermiyorlar adama. ya taktaklar ya da elektrik kesintisi. ne biçim bir şehirde yaşıyorum anlamadım ki ben. bok atma seansımın ortasında elektrik geldi. sayın sedaş'a teşekkürlerimi sunuyorum bana bu yazıyı yarım bıraktırtmadığı için.


ben şimdi yatağımdan kalkacağım, kendime bir kahve yapacağım ve günün ilk 1 2 3 4 sigarasını içeceğim ve mutlu bir insan olarak hayatıma kaldığım yerden devam edeceğim. siz de öyle yapın.(sigara kısmı hariç) özellikle sen ufaklık:)(yazar burda kuzenini kast ediyor)


hıı bir de unutmadan komikli kız mellö'nün katılınası bir kampanyası var. ona da şurdan şeyedebilirsiniz.

2 zıttırık:

Düşünen dedi ki...

yılmaz erdoğan tınıları almadım desem yalan olur.

yaşanılası bir eyleme geçmek gerek,
bırakmak gerek bazı şeyleri arkada.
hiç olmamış gibi destur verip hayata,
bir irticaya başlamak gerek.
(bkz: şaiir burda yaşadığı kenti çöle benzetiyor)

marwe dedi ki...

iç sesimi bastıramadım bu yazıda:)